Vakıa Suresi Anlamı, Fazileti ve Nüzul Sebebi

Vakıa Suresi Anlamı; Birinci ayette geçen ‘Vakıa’ kelimesinden adını alan sure 96 ayetten oluşmaktadır. Sure 27. cüzde bulunuyor. İbn Abbas’ın rivayetine göre Taha, Vakıa ve Şuara sureleri peş peşe nazil olmuştur. Vakıa ne demek? Vakıa olay, olgu, olan şey anlamındadır.

vakıa suresi anlamı

Vakıa Suresi Nüzul Sebebi

Bilindiği üzere Hz. Ömer’in (ra) Müslüman oluşu esnasında Taha suresini okumuştu. Bu olay esnasında kız kardeşini ve eniştesini darbeden Hz. Ömer, pişman olur ve ‘okuduğunuz şeyi okumak istiyorum’ der. Ancak kız kardeşi ‘ Müşrik olduğun için necissin (pissin), kuşkusuz O’na temiz olanlar dokunur’ demiştir. Vakıa Suresi Mekki’dir ve Mekki olduğu bu olayla anlaşılmaktadır. Risaletin beşinci yılında Hz. Ömer Müslüman olmuştur.

Vakıa Suresi Anlamı

Mekkeli müşriklerin tevhid konusunda, Kuran konusunda ve ahiret konusunda beyan ettikleri itirazlara bu surede cevap verilmektedir. Onlar iman etmemek ve putlarını bırakmamak adına durmadan mazeret üretiyordu. Müşriklerin bir türlü iman etmek istemedikleri konu kıyamet ve ahiret konularıdır. Onlar öldükten sonra dirilmeye iman etmemekte ısrarcı bir şekilde hareket etmektedirler. Onlar bütün bunlara hayal diyordu ve öldükten sonra dirilmeye ve yaptıkları işlerden dolayı hesap çekileceğine inanmıyordu. Vakıa Suresi müşriklerin kıyamet ile ilgili kuruntularına cevap vermektedir.

Kıyamet geldiğinde kimse inkar edemeyecekti ve kimin haklı, kimin haksız olduğunu anlayacaklardı. O gün insanlar üç gruba ayrılacaktır:

  • Sabikun grubu, İslam’a ilk giren sahabeyi temsil eden gruptur. Bu grubun faziletleri anlatılmaktadır.
  • Salihun grubu, Allah’a hakkıyla kulluk yapan ve hakiki imana sahip kişilerdir.
  • Kafirun grubu ise Allah’ı ve Rasulünü inkar eden, ahirete inanmayan, Allah’tan başkasına tapan, Allah’ın nizamına ve kurallarına baş kaldıran kişidir.

Bu üç grup ile ilişkilerin nasıl olacağı Vakıa Suresi 7-56. ayetlerde bildirilmektedir. Bu ayetler sosyal ilişkilerin nasıl olacağı konusunda ciddi anlamda çözüm üretmektedir.

Vakıa Suresi 57 ile 74. Ayetler Arası

İslamiyetin hakkaniyeti ve sadakati hakkında arka arkaya getirilen deliller, onların tevhid, ahiret ve kıyamet inkarı gibi konular ele alınmaktadır. Rabbimiz, burada insan vücudunu ele almıştır. Yenilen yiyecekler, içilen su, yemekte kullanılan ateş gibi konular ele alınmaktadır. Vakıa Suresi kısaca Allah’ın her türlü imkanı insanoğluna sunduğunu ve bütün bunlara kadir olan Allah’ın yeniden diriltmeye de kadir olacağı bildirilmektedir.

İnsanoğlu Allah’u Teala’nın verdiği nimetleri değerlendirdiği zaman O’nun ne kadar yüce olduğunu anlamaktadır. Güneşi, ayı ve bütün evreni yaratan Rabbimiz, insana mükemmel bir vücut vermiştir. Günümüzde tıp dünyası hala insan vücudunun bir çok özelliğini çözmüş değildir. İnsan ve hayvan vücudunu inceleyen birçok biyolog Müslüman olmaktan başka çare bulamamıştır.

Beyin ve kalp işlevi halen keşfedilememiştir. İnsanoğlu beynin sadece % 5’ni kullanmaktadır. İşin en ilginç tarafı ise milyarlarca insanın ayrı ayrı özelliklere sahip olması, farklı beyin özelliğine sahip olmasıdır. Göz rengi, saç rengi, boy, kilo, ten rengi, konuşma özelliği, görme özelliği ve duyma özelliği, her insanda farklı farklıdır. Vakıa suresi bu farkı en iyi şekilde anlatmaktadır. İnsan vücudunu tefekkür etse içinden çıkamaz. Sonunda ‘bunu ancak Allah yaratabilir’ demek zorunda kalır.

Vakıa Suresi 78 ile 82. Ayetler Arası

Kuran hakkında şüphe eden inkar edenler, burada gerekli cevabı almaktadır. Vakıa suresi, bu son kısımda Rabbimizin müşriklere verdiği nimet hatırlatılmaktadır. Bu nimetlere karşı şükür edilmesi, nankörlük edilmemesi emredilmektedir. Kuran’da anlatılanları dikkatli bir şekilde tahlil ederseniz, kainatı yaratanla Kuran’ı indirenin Allah azze ve celle olduğunu anlarsınız. Her türlü kötü mahluktan korunan Kuran’ın levh-i Mahfuz’da bulunduğu anlaşılmaktadır. Şeytan, ifrit, cin veya başka bir mahlukun Kuran’a dokunması imkansızdır. Kuran’a yalnızca Melekler dokunur. Kuran’ın mucizelerinden biri de günümüze kadar Allah’ın korumasında gelmesidir.

İnsanoğlunun ne yaparsa yapsın sonunda ölecek ve hesap vermek üzere yeniden dirilecek. Bunun önüne geçilemeyecek. Ölüm, müşriklerin bütün batıl düşüncelerini alt üst eden bir sondur. Anne, baba, oğul, kız, enişte, şeyh, başkan ve lider konumunda kim varsa ölümle tanışacak. Her gün bir başkan, bir şeyh veya bir aile ferdi ölüyor ve insanlar hiç bir şey yapamıyor. Ceza ve mükafat günü çaresiz hesap verilecektir. O günü bekleyen salihler karşılığını görecek. O günü inkar eden kafirler de karşılığını görecek. Hiç kimse hesap gününden kurtulamayacak.

Görüş Ve Önerileriniz için Tıklayın

Sosyal Medya’dan Bizi Takip Etmek İçin Tıklayın

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın